2 Aralık 2008

[Yayıncılık] Devamı Yayımlanmayan Seriler


Bir kitap yayımlanır; merak eder, alırsınız. Harika, heyecan dolu, sürükleyici, muhteşem… Ama devamı gelmez. Yayınevine mektuplar, e-postalar gönderirsiniz. Bazen cevap bile gelmez, bazense ‘yakında’ diyerek sizi upuzun bir bekleyişe sürüklerler. En acısı ise ‘Kitaba talep olmadı, devamı çevrilmeyecek,” ya da “yayımlanmayacak” denmesidir. Argo tabiriyle kitaplar ‘koklatılmış’ ama ‘verilmemiş’tir.

En son şurada konuyla ilgili çok güzel bir girişim gözüme çarptı. Yazar, kitapların devamının yayımlanmamasından şikayetçi olan tüm okurları İstanbul Kitap Fuarı’nda buluşmaya ve yayınevlerini gezip tepkilerini göstermeye çağırmış. Sonuç ne oldu, bilemiyorum. Fakat orada olup bu eyleme katılabilmeyi çok isterdim.

Ortada bu ‘yayımlanmama’ durumundan şikayetçi olan büyük bir kitle var. Kimisi şikayetlerini dile getiriyor, taleplerde bulunuyor; büyük bir kısmı ise kitabı okuduktan sonra: “Devamı çıkınca haberim olur nasıl olsa.“, “Ah, devamı daha çıkmamış. Muhtemelen yazılıyordur.“, “Devamı yayımlanmayacakmış, olamaz! Elimden bir şey gelmez ki…” tarzında düşünerek bir şey yapmıyor.

Buna bir çözüm önermek istiyorum. Çoğu noktada kulağıma dolan bilgilerle varsayımlarda bulunacağım; o yüzden yanlışım olursa beni düzeltmenizi rica ediyorum.

Elimizde telif haklarını kitabı dilimizde yayımlamak üzere aldığımız, yabancı dilde yazılmış bir seri var diyelim. İlk kitap basılıyor; fakat devamı çeşitli sebeplerden ötürü ne çevriliyor ne de ileri bir tarih için basılma kararı alınıyor. Bir süre sonra posta kutumuz “Serinin devamı nerede?” mesajlarıyla dolmaya başlamış. “Keşke basabilseydik… Birkaç mesaj atar sonra unuturlar. Olanaksızlıklar olmasa…” diye düşünüyoruz.

Genel durum böyle oluyor sanırım, değil mi?

Peki, bu kitabın Türkçe’ye kazandırılmasını isteyen kişilerin arasındahiç çevirmen yok mu, daha doğrusu sordunuz mu? Her kitap için olmasa da eminim bazı kitaplar için gönüllü çevirmenler bulabiliriz. Kendi işini de aksatmaması gerekiyordur, çevirinin yapılması biraz uzar belki ama sonuçta çevrilebilir.

Çeviri halloldu diyelim, sıra basıma hazırlıkta. Editörün gerekli düzeltmeleri yapması gerekecektir mutlaka. Sayfa tasarımı için artık QuarkXPress mi – hangi programı kullanıyorsanız, bunu kendi bünyenizdeki birine yaptırmanız gerekebilir. (Yabancı dil bilenlerin oranı daha fazla, belli bir bilgisayar programı bilenlerin oranı daha az şeklinde bir grafik oluşmuş kafamda; doğru mudur bilmem.) Şu an elimizde yayımlanmaya hazır bir kitap var.

Bu aşamaya kadar sadece çeviri masrafından kurtulabildik. Daha KDV, dağıtım, baskı masrafları duruyor. KDV için de hiçbir çözümüm yok ne yazık ki. Mecburuz ödemeye.

Baskı aşamasında farklı bir şey yapacağız. Kitabın telif haklarını satın aldık; ama çevrilen kitabı ücretsiz dağıtma gibi bir şansımız olduğunu zannetmiyorum. Yapılan sözleşme gereğince kitabı pazarlamamız, elde edilen paranın da ayrıca bir kısmını yazara vermemiz gerekiyor(dur herhalde?). Yine de, belirleyeceğimiz ücrete kimse karışamaz. Eğer baskı ve dağıtım masraflarını çıkarırsak, kitabımızı internet üzerinden pazarlar ve ne olur ne olmaz, serinin devamını bekleyen kitleyi haberdar etmek için küçük bir bütçe ayırırsak; kitabın satışını normalin altında bir masrafla gerçekleştirebiliriz.

Ne olur, bu internet satışından yapmış olduğumuz harcamalar çıkartılır. Para artarsa belki ileride kitabı ‘gerçekten’ basabiliriz.Bu, okuyucuların internet korsancılığına yönelmeyip bize destek vermelerine bağlı.

Biraz pembe gözlükleri takıp yazmışım gibi oldu, evet; ama birileri benzer bir şeyler deneyebilir diye düşünüyorum. Sonuçta gönüllü biri(leri)nin çeviriyi yapıp istediği gibi paylaşması olmaz. Hem kitabın telif haklarını almış olan size, hem de kitabın yazarına haksızlık olur. Fakat yayıncıların da okuru böylesine çaresiz bırakmaması gerekiyor.

M.T.S., 2 Aralık 2008

Tepkiler: 

Hiç yorum yok: