23 Mart 2009

[Mim] Kitap yazmak isteseydin, ne yazmak isterdin?

H.Y. Ergün mimlemiş, teşekkür ederim.

Öncelikle, ilk kez mimlendiğim için, bu 'mim' denen şey nedir, kısaca anlatayım. Genellikle blog yazarları, ilginç bir konu belirliyor ve başka yazarları mimleyerek, onların da sayfalarında aynı konu hakkında yazmasını istiyor. Bu konu kişisel bir soru da olabilir, öykü yazmak da... Ortaya çok eğlenceli yazılar çıktığından emin olabilirsiniz. Tabii, bazı mimleri kabul edip etmemek yazara kalmış, ortada hiç bir zorunluluk yok. Mimlenen yazar, yazısının sonunda çoğu zaman başka yazarları mimliyor; böylece tek bir konu hakkında pek çok kişinin yaklaşımı gözlemlenebiliyor.

Kitap yazmak isteseydin, ne yazmak isterdin?

11-12 yaşlarımdan beri kitap yazma istediğim dışa çıkacak yer arar durur. Aynı soruyu o zamanlar duysam, kendimden emin bir şekilde yanıtlardım: hayatın sırrını yazmak.

Ütopik bir hedef olsa da, bunu gerçekleştirmek için okul kırtasiyesine gidip kilidi ve kumaş desenli cildiyle büyüleyici gözüken bir defter almıştım. Rengarenk kalemlerle içine bana ilginç gelen esrarengiz olaylarla ilgili araştırma notlarımı yazıyor, gelecekteki okuyucuma sayfaların arasında kim olduğuma dair ip uçları bırakıyordum. Kullandığım her rengin, her çizimin bir anlamı vardı. Kitabı yazma sürecinde, esrarengiz olayların sırrını bulduğumda hayatın sırrını da bulacağıma dair inancım tamdı. Yazmayı bitirdiğimde, değerli kitabımı 'Seyyar Kitap' misali bir köşede bırakacak ve hoş bir serüven yaşayıp bir gün bana geri dönmesini umacaktım.

Bunları neden anlatıyorum? Ne yazmak istediğim temelde hep aynı kaldığı için. Tek fark; hayatın belirli, tek bir sırrı olduğundan eskisi kadar emin olmamam. Bu noktada 'sır'rı nasıl tanımladığım da önemli sanırım; ama tanımlayamıyorum; 'sır' ya, bilmiyorum...

Dolabımda bir klasör dolusu 'sır parçası' beni bekliyor. Fantastik&bilim kurgu hikayeler, araştırmalar, denemeler, rüya evreninden kopup gelmiş öyküler... Bir gün kitaba dönüşür mü, dönüşürse 'seyyar kitap'çılık oynar mı, bilmiyorum; fakat bu arayışımda her gün yeni bir şey keşfediyorum. Birbirinin aksi gibi görünen sırların, 'ying yang' misali, hayata anlam katması; "İşte hayat budur, hayatın sırrı budur!" dediklerimizin insan hafızasına yenik düşüp unutulması ya da sırların şekil değiştirip farklı figüranların içinden bakması gibi... Tam da bu yüzden, gelecekte, notlarımdan hayatın sırrını çözecek gizemli okuyucum da belli: kendim.

Mimlediklerim:
...ve bu yazıyı okuyan herkes.

Tepkiler: 

4 yorum:

Mustafa Acungil dedi ki...

http://yazaratolyesi.blogspot.com/2009/03/mim-kitap-yazmak-isteseydin-ne-yazmak.html

Ben sıramı savdım. : )

Hazal dedi ki...

Teşekkür ederim bu güzel mimmi benimle de paylaştığınız için. Konusu oldukça güzel ve bana uygun :). Böyle bir anda mimlenmek de keyfime keyif kattı :).

Yazılarımı takip etmenizden ayrıca mutluluk duydum. Umarım yorumlarınızı daha çok okurum blogumda ^^.

Yazdığımda seni de haberdar edeceğim :)

Tila Sadık dedi ki...

Sevgili Hazal,
Konuyu beğenmene sevindim. Yazını sabırsızlıkla bekliyor olacağım :)

Hazal dedi ki...

mim'mi yazdım efendim :). blogumda görebilirsiniz :).