28 Ağustos 2014

[Yayıncılık] Dünden Bugüne E-kitap Okuma Serüvenim

Sene 2005 filan. E-kitapları bilgisayar ekranından okuyorum. E-kitaplar lit, doc veya pdf uzantılı. En azından benim okuduklarım. Hatırlayabildiğim kadarıyla kitaplar üzerine not tutma seçeneği yok o zamanlar ya da ben yeterince bilgili değilim. Monitörün parlaklığını en düşüğe getirseniz bile gözü ciddi anlamda yoran bir etkinlik bu şekilde kitap okumak. Sınırım bir buçuk saatti, daha fazla okuyamıyordum.

Nook (ilk jenerasyon)


2009'da ilk e-mürekkepli kitap okuma cihazıma kavuşuyorum. Nook ilk başta biraz yavaş, fakat işletim sistemine yapılan güncellemelerle zaman içinde hızlı bir hale geliyor. Sekiz saate kadar neredeyse hiç aralıksız kitap okuduğum oluyor. Gözüm normal bir kitap okurkenkinden daha az yoruluyor. Neticede sayfanın kıvrımlarındaki ton farklılıkları yok. Yazıları gözümün o an rahat edeceği boyuta getirebiliyorum ve fontu en rahat okuduğum fonta çevirebiliyorum. Karşımda kitabın kağıt cinsine, tonuna bağımlı olmayan, siyah/beyaz, mükemmel bir kontrast var.

Sonraki sayfada yazılanlara gözüm kaymıyor, çünkü sonraki sayfayı görmüyorum. Tek bir sayfaya odaklanabiliyorum. Dahası -çoğumuzun kitap kokusunu sevdiğini biliyorum ama- özellikle eski kitapları okurken burnumun yanmasına katlanmak zorunda kalmıyorum.

Nook'ta düzgün okunabilen tek e-kitap formatı epub. Resmi olarak pdf dosyalarını da açıyor fakat bu dosyaların pek okunabilir bir tarafı yok. Ya başarısız bir şekilde pdf'i metne çeviriyor ya da tüm sayfayı ekrana sığdırdığı için okuyamayacağınız kadar küçük oluyor yazılar. Yakınlaştırma, sayfanın konumunu oynatma seçenekleri de yok.

İstediğim satırları seçip vurgulayabiliyor ya da üzerine not düşebiliyorum. Ancak ekran dokunmatik olmadığı için istediğim satırları seçmek, birkaç dakikalık zaman kaybı anlamına geliyor. Kitap okurken çok ciddi bir dikkat dağınıklığı demek bu. Ekranın kilitlenmesi sırasında panikleyip cihazı formatlayınca -dosyaları bilgisayarıma yedeklememe rağmen- altı ay boyunca tuttuğum bütün notlar siliniyor ve ben artık Nook'ta not tutmamaya başlıyorum. Hatta o kadar şevkim kırılıyor ki "Okuduğumu unutacağım, notlarım silinecek ya da hiç dönüp bakmayacağım. Tüm bunların ne anlamı var ki?" diyerek fiziksel kitaplara bile not tutmamaya başlıyorum. 

Küskünlük dönemi


Yaklaşık bir yıllık bir dönem. E-kitapları sadece kaynak olarak ve bilgisayar üzerinden bölük pörçük okuyorum. Bu sırada kitap satın almayı da hepten bırakıyorum. Okuduğum tüm kitapları okulun kütüphanesinden alıyorum. Bazen kitapların içine kısa, komik bulduğum notlar bırakıyorum kurşun kalemle, isteyen silebilsin diye. Dayanamayıp yine post-itlerle not tutmaya devam ediyorum, ama kitabı geri götürme vakti geldiğinde notları düzenlemeye üşendiğim için post-itler bir kenara atılıyor, kayboluyor. Okuduğumla kalıyorum ve çoğunu unutuyorum.


Android telefon ve tablet


Küskünlüğümü bozan ne oldu, tam olarak emin değilim. Kabul etmeliyim ki beni e-kitaplara çeken bir şey her zaman oldu. Sürekli bir kitaptan diğerine geçme alışkanlığım bunun sebebi belki. Hafif bir cihazda onlarca kitabı taşıyabiliyor olmak büyük rahatlık.

İlk Android cihazım telefonum. Adobe Reader uygulamasını kullanarak pdf'leri okumaya başlıyorum böylece. Epub dosyalarını ise Nook'ta okuyorum. Not tutma arzumu bastırmaya devam ediyorum bu sırada. Adobe Reader'da not tutma seçeneği olmasına karşın, telefon ekranı küçük olduğu için çok rahat kullanamıyorum bu özelliği.

Sonra elime bir Android tablet geçiyor ve asıl maceram başlıyor.


Öncelikle okurken gözlerim fazla yorulmasın diye EasyEyez adlı uygulamayı kuruyorum.

İlk başta okumaya yine Adobe Reader ile devam ediyorum. Tablette çok daha rahat not tutuluyor. Fakat elimde epub kitaplar da olduğu için bir epub okuyucu uygulaması arayışına giriyorum. Sırasıyla Aldiko, Moon+ ve Mantano uygulamalarını deniyorum. Çizgi roman dosyalarını sadece Moon+ açtığı için çizgi romanları bu uygulama ile okuyorum.

Pdf/epub dosyalarını ve tuttuğum notları kategorilendirme/etiketleme/puanlama gibi özellikleriyle kullanımı en rahat gelen asıl okuyucu ise Mantano oluyor. Pdf dosyalarının kenarındaki beyaz boşlukları kırpabiliyorum, ekran parlaklığını anlık olarak değiştirebiliyorum. Ayrıca bu uygulama ile seçtiğim notları dışarı aktarabiliyor, yedekleyebiliyorum. 

İlk ay tüm notlarımı bu şekilde dışarı aktarıyorum. Ancak notlar kitap içeriğinden koparılmış olarak listelendiği için bu yöntem bana yeterli gelmemeye başlıyor. Bu noktada Acrobat Reader'ın çok sevdiğim bir özelliği devreye giriyor: pdf üzerine tutulan tüm notların dosyaya kaydedilmesi. Sonraki ay boyunca okuduğum epub dosyalarını da pdf'e çeviriyorum ve Mantano'daki notlara baka baka bilgisayarıma kopyaladığım pdf dosyasının üzerine notlarımı kaydediyorum. Bir ay boyunca, evet. Çünkü bu yöntem fazla uğraştırıcı geliyor. Tembel olduğumu söylemiş miydim?

Sonuç olarak, "Dosyalar nasıl olsa tablette duruyor, istediğim zaman uygulamayı açıp kitap üzerindeki notlara bakarım," diyerek bir yıl boyunca yedek filan almadan okumanın tadını çıkarıyorum. Bir kitabın çeyreğinden fazlasını okumuş ve hiç not tutmamışsam, o kitabı Nook'a yükleyip okumama oradan devam ediyorum. Derken bir gün tablet bozuluyor. Notlarımın hepsi bir kez daha yok oluyor.

Sanırım bu noktada her şeyin yok olmaya yazgılı doğasını kabullenmiş durumdayım; ilk seferki kadar derin bir hayal kırıklığı yaşamıyorum, kitaplara küsmüyorum. Fakat mantık aşkına, artık doğru dürüst bir çözüm bulmanın vakti gelmiş!

E-kitapsız geçen bir süre


Daha önce okuduğum beş kitaptan dördü e-kitap iken, tabletin düzelmesini beklediğim süre içinde tamamen fiziksel kitaplara yoğunlaşır hale geliyorum. Art arda kitaplığımda olan basılı kitapları okumak ilaç gibi geliyor, çünkü özgürce not tutabiliyorum. Kenarlara gülücükler, belki sadece bana anlamlı gelen şekiller, yazım stili üzerine düşüncelerim, okuduklarıma itirazlarım ve onaylamalarım, aklıma gelen çeşit çeşit düşünceler... Okumak, bir şenlik kısacası. E-kitap okurken metinleri seçip vurgulamaktan hiç kaçınmadığımı, ama yazılı notlar eklerken hep söyleyecek çok önemli bir şeyim olmasına dikkat ettiğimi fark ediyorum o an. Not tutacağım zaman kendi kendimi durdurduğumu... Neden? Çünkü e-kitapta not tutmak istediğimde karşıma aniden bir pencerenin çıkması ve yazıların kaybolması, beni metinden ve söylemek istediğim şeylerden koparıyor. Basılı kitaplar sayesinde ulaştığım bu farkındalıkla artık e-kitaplara da not eklemeye zorluyorum kendimi. Okumam daha keyifli bir hal alıyor. Küçücük bir not ile, kitap okuma eylemi yazarla sohbete dönüşüyor. Önemli/önemsiz not ayrımı kimin umurunda! Hiç değilse bir eseri okurken yargılamayalım kendimizi, düşüncelerimizi. 

Cloud çözümleri


Cloud, kısacası işlemlerinizin internette bir ağ üzerinde gerçekleştirilmesi ve bilgilerinizin otomatik olarak bu ağda saklanması. Türkçe'ye bulut bilişim diye çevrilmiş. 



Mantano'yu kullanmaya alışkın olduğum için ilk denediğim Mantano Cloud oluyor. Cloud'a yüklediğiniz kitaplar, Mantano'yu kullandığınız cihazınız bozulsa bile, saklanmaya devam ediyor, notlarınız ve en son hangi sayfayı okuduğunuz da öyle. Hatta notlarınızı Cloud'a kayıtlı arkadaşlarınızla paylaşabiliyorsunuz ve dileyen kitaba kendi notlarını ekleyebiliyor. Buradaki sıkıntım, Cloud'a bilgisayar üzerinden dosya yükleyememem ve Cloud'u bilgisayarda açtığım zaman notları yine kitaptan koparılmış haliyle görüntüleyebiliyor olmam. Madem Cloud kullanacağım, kitapları ve notlarımı bilgisayardan da görüntüleyebilmek isterim. Üstelik Mantano Cloud ücretli. Tuttuğum notları düzenli olarak dışarı aktarma karşılığı bu ücreti kendime de verebilirim, zira elde edilen sonuç aynı.

İkinci olarak Kindle Cloud'u denemek istiyorum. Kindle'ı zar zor Android'e yüklüyor ve dosyaları Cloud'a nasıl yükleyebileceğimi araştırıyorum. Epub dosyaları desteklenmiyor ama mobi (Kindle'a özel e-kitap formatı) ve pdf'ler açılabiliyor. Şuradaki (hiç de pratik olmayan) yöntemleri deniyorum; dosyalar Cloud'a değil, sadece seçtiğim cihazlara yükleniyor. Dahası pdf'lerde not tutma seçenekleri çıkmıyor. Sanırım Kindle Cloud yalnızca Amazon'dan satın alınan e-kitaplar için kullanışlı.

Ardından Google Books'u deniyorum. Google Books sadece epub ve pdf dosyalarını destekliyor. İster bilgisayarınızdan, isterseniz e-okuma cihazınızdan yükleyebiliyorsunuz kitaplarınızı. İnternete bağlı olduğunuz sürece okuduğunuz yer, notlarınız, dosyalarınız, her şey tüm cihazlarınız arasında senkronize oluyor. Dilerseniz internete bağlı değilken de kitapları yükleyip okumaya ve not tutmaya devam ediyorsunuz, tekrar bağlandığınız anda senkronizasyon gerçekleşiyor. Dilediğiniz zaman bilgisayarınızdan kitabınızı (notlarınızla birlikte) görüntülemeye devam edebiliyorsunuz. Bana göre sadece üç eksiği var: pdf dosyalarında not tutma özelliği olmaması, pdf'lerin kenarlarındaki boşlukları kırpma seçeneği olmaması ve epub dosyalarını okurken not tutmak istediğinizde çıkan navigasyon bantlarının, yukarıda ve aşağıdaki yazıların üzerine gelip o kısımları seçmenize engel olması.

Pdf'ler için tek çözüm başa, Adobe Reader'a dönmek oluyor. Ücretsiz olarak oluşturabileceğiniz Adobe ID hesabınız ile Acrobat.com'a girerek Cloud hesabınızı kullanmaya başlayabiliyorsunuz. Cihazınıza kurduğunuz Adobe Reader'ın ayarlarından hesabınıza giriş yapınca istediğiniz dosyaları Cloud'a yükleyebiliyorsunuz. Dosyanız üzerine tuttuğunuz notlar internete bağlı olduğunuz sürece Acrobat Cloud üzerinde güncelleniyor. 

Bundan sonrası...


Meçhul. Yeni servisler çıkacak. Yeni güncellemeler yapılacak. Belki okuma şekillerimiz iyice değişecek. Sesli notlar da eklemeye başlayacağız. EverNote gibi not tutma uygulamalarıyla uyumlu hale getirilecek belki bunlar. Kitap okumak yerine kitap uygulamaları (book app) mı okumaya başlayacağız ya da? Bakalım...

Daha e-kitaplar üzerine söylenecek çok söz var (mesela Fabilog'taki "Okurların Gözüyle E-Kitaba Bakış" yazısını yayıncı, yazar, okur herkese tavsiye ederim) ama bu yazı gereğinden fazla uzadı. Birilerine yararı dokunur umarım.

Siz e-kitap okurken nasıl yöntemler izliyorsunuz? Yorumlarda paylaşır mısınız?


Tepkiler: 

2 yorum:

pagan dedi ki...

çok esnek olmasa da ibooks kullanıyorum. alıştım. alternatifleri de var ve fena değiller ama senkronizasyon kolaylığı nedeniyle, öyle devam ediyorum. çizgi romanlar için ayrı bir uygulama kullanıyorum. mobi'leri calibre'de epub'a çeviriyorum.

idefixten zorunluluktan bir kez kitap okudum, bir daha ne alır, ne de okurum.

nook'u uzun zamandır kullanmıyorum, ipad'in uygulama zenginlikleri cezbetti.

bir de benden başka kullanan görmedim ama, chrome browser'da readium uygulaması kullanıyorum. işteyken filan oradan okuyorum. okumakta olduğum ekitapları dropboxta tutuyorum ve hangi makinedeysem oradan açıp readiumda okuyorum. özellikle gutenberg vs gibi ekitap isimleri kodlanan kitapları indirip buradan hızla bakıp isimlendiriyorum. sevimli bir uygulama.

Meliha Tila Sadık dedi ki...

Paylaşımınız için teşekkürler :)

Tabletten okurken gözün yorulmaması için ekran çözünürlüğü epey önemli. iPad'inki oldukça iyi diye biliyorum. Nook'la arasında çok fazla bir fark yoktur sanırım gözü etkilemesi bakımından.

idefix benim için de olumlu bir deneyim sunmadı. DRM koruması çok saçma en başta, okuru kısıtlamaktan başka işe yaramıyor -ki dileyen çeşitli programlarla DRM'i kırabiliyor. Epub dosyalarının içinde her satış için özel bir kod bulunuyor, izinsiz paylaşım yapıldığı durumlarda bu koddan yola çıkılarak takibinin yapılabilir olması lazım. Burada DRM'in tek vasfı, okurun canını sıkmak ve e-kitap yerine basılı kitabı almaya yönlendirmek. Ya da korsan kitaplara... idefix'in Kitaplık uygulaması da alternatiflerine göre yetersiz kalıyor. Ya da kalıyordu demeliyim, çünkü şu an Android'de kitap açmak istediğimde uygulama kilitleniyor. Çalışmıyor bile. Şaka gibi.

Readium eklentisini denemiştim, ama not tutma seçeneği olmadığı için cazip gelmemişti. Tarayıcı üzerinden kitap okurken de Google Books kullanıyorum ben. Hem yedekleme yapmak gerekmiyor, senkronizasyonu çok başarılı, hem de not tutabiliyorum. Sözlük, görünümü düzenleme özellikleri de var. Neredeyse her şey için tek bir firmaya bu kadar bağımlı olmak hoşuma gitmiyor ama adamlar iyi yapmış işte.